
Mithat GÜDÜ
mithat_gudu@hotmail.com
|
ANMAKTAN ANLAMAYA
Değerli Ziyaretçilerimiz!
O dünyaya gelmezden önce zulüm ve her çeşit dalâlet hüküm
sürmekteydi. En şerefli varlık olması gereken insan, ahlâksızlığın envai
çeşidini işlemekteydi.
Bu feci durumda kıvranan insanlık âlemi, imdadına koşacak kurtarıcıyı
beklemekteydi. Allah'ın lütfü, beşeriyete bir defa daha erişmiş, insanlığın
çilesi dolmuş ve Muhammed (s.a.v)'in doğumu gerçekleşmişti. وَمَا أَرْسَلْنَاكَ إِلَّا رَحْمَةً لِّلْعَالَمِينَ "Biz seni ancak âlemlere rahmet olarak gönderdik."(Enbiyâ, 107) Buyurarak, sevgili peygamberimizi, sevgi, şefkat ve rahmet peygamberi olarak gönderdiğini ifade ederek O’nu dünyaya takdim etti. Bir fazilet güneşi ve hidâyet meşalesi olan sevgili peygamberimizin gönderilişi, Yüce Allahın bütün insanlara en büyük nimetlerinden birisidir.
Bu gece, Müslümanlar arasında yüzyıllardan beri büyük bir coşku ile
kutlanmakta, sevgili Peygamberimiz derin bir saygı ile anılmaktadır. Kur'an-ı Kerim, Peygamberimiz Hz. Muhammed'in inananlar için en güzel örnek olduğunu bildirmekte ve bu hususta şöyle buyrulmaktadır: لَقَدْ كَانَ لَكُمْ فِي رَسُولِ اللَّهِ أُسْوَةٌ حَسَنَةٌ لِّمَن كَانَيَرْجُو اللَّهَ وَالْيَوْمَ الْآخِرَ وَذَكَرَ اللَّهَ كَثِيراً
"Andolsun, Allah'ın resulünde sizin için, Allah'a ve âhiret gününe
kavuşmayı umanlar için ve Allah'ı çok ananlar için güzel bir örnek vardır."
(Ahzâb, 21)
Bu
geceyi vesile bilerek, O'na ümmet olmanın şuuruna erebilmek, Bu
gecenin manevî zenginliğinden istifade edebilmek için kaza namazları
kılalım, Kur’an okuyalım, salatü selamlar getirelim, tüm insanlığın hidayeti
için, ülkemizin dirlik ve düzeni, milletimizin birlik ve beraberliği için
dualar edelim. Doğumunu kutladığımız Peygamber (sa.av)’in aslında neleri değiştirmek için geldiği ve nelerle mücadele ettiği bilinmeyip, o doğrultuda gayret gösterilmedikten sonra, sadece kandilleri tebrik etmenin İslami açıdan çok da anlamı yoktur. Zaten Peygamberimiz de kendi hayatı boyunca kendi doğumunu kandil olarak kutlamamıştır. Sonradan Müslümanlar belki bazı şeylerin hatırlanmasına vesile olur diye kutlamaya başlamışlar. İslam'ı din ve Hz Muhammed (sa.av)’i peygamber olarak kabul eden herkes kendisini Kur’an'ın ve peygamberin ekseninde kontrol etmeli ve dinde ne kadar samimi olduğunu ya da nerelerde hatalarının olduğunu düşünüp özeleştiri yapmalıdır. Bilmeliyiz ve unutmamalıyız ki; Kur’an'ın da, peygamberimizin de gönderilişinin yegane sebebi biz insanların dünya ve ahiret saadetini elde etmemiz amacına yöneliktir. Kur’an da Allah (c.c): "Peygamber sizlere neleri yapmanızı emrettiyse onları alın (uygulayın), nelerden de sakındırdı ise onlardan da sakının" buyurmaktadır...
İslam Güzel Ahlaktır. Ahlakı güzel olmayanın dini güzel olamaz.... قُلْ إِن كُنتُمْ تُحِبُّونَ اللّهَ فَاتَّبِعُونِي يُحْبِبْكُمُ اللّهُوَيَغْفِرْ لَكُمْ ذُنُوبَكُمْ وَاللّهُ غَفُورٌ رَّحِيمٌ "De ki: Allah'ı seviyorsanız bana uyunuz ki, Allah da sizi sevsin ve günahlarınızı bağışlasın..." (Âl-i İmrân, 31) Hz. Ali’ye Rasûlullah’a olan sevginiz nasıldı? diye sorulduğunda O: “Rasûlullah’ı susuz bir insanın suya hasreti gibi severdik” buyurmuştur. Ashabın, Hz. Peygamber sevgisini şu örnek çok güzel yansıtmaktadır. Ensardan bir kadına; babası, kardeşi ve kocasının savaşta şehit düştükleri haber verilince, O, hemen Rasûlullah’ı sormuş, sağlık haberini alıp, O’nu görünce, “Seni sağ olarak gördükten sonra, her musibet bana hafif gelir” diyerek sevincini ifade etmiştir.
Peygamberimiz ile ümmeti arasında sevgi odaklı
bir ilişki vardır. O ümmeti, ümmeti de Onu dünyevi olan her şeyden daha çok
sever. Anadolu insanı Hz. Muhammed (s.a.s.)’e olan sevgisinden ve bağlılığından dolayı çocuklarına onu hatırlatacak isimler vermektedir. Erkek çocuklarına Mehmet, Ahmet ve Mustafa gibi isimleri tercih etmişlerdir. Bilindiği gibi, gül motifi Hz. Peygamber (s.a.s.)'in bir simgesi olarak kabul edilmektedir.
Anadolu'da kız çocuklarına Gül, Güldane, Gülser, Gülseren veya Güllü gibi isimler verilmesinin sebebi de peygamber sevgisidir.
Milletin ordusuna, adeta Hz. Muhammed (s.a.s.) gözüyle bakılmasından dolayı “Küçük ve sevimli Muhammed” manasına gelen “Mehmetçik” ismi verilmiştir. O’nun mensup olduğu askerlik mesleği ile icra ettiği görev ve hizmetinin önemini vurgulamak için de, “Peygamber Ocağı” denmiştir.
“Muhabbetten Muhammed oldu hasıl Muhammedsiz muhabbetten ne hasıl?” beyit'i, Hz. Peygamber (s.a.s.)’in sevgisini zirveye taşıyarak onun muhabbetten yaratıldığını ve kaynağını ondan almayan bir sevginin değeri olmadığını çok veciz bir şekilde açıklamaktadır.
Enes (r.a)’den şöyle dediği rivayet olunmuştur: Bir bedevi Resûlullah
(s.a.s)’e:
– Kıyamet
ne zaman kopacak? diye sordu. Efendimiz:
–
“Kıyamet için ne hazırladın?” buyurdu. __Allah ve Resulünün sevgisini, dedi.
Tüm değerli okuyucularımızın kandillerini tebrik eder, mevlid kandilinin gayesine uygun algılanarak hayata aktarılmasını ve hayırlara vesile olmasını niyaz ediyorum….
Mithat GÜDÜ
|