“TÜRKİYE’Yİ BÖLMEMİZE GEREK YOK, TÜRKLERİ ARALARINDA BÖLSEK YETERLİ”
Başlık dikkatinizi yeterince çekmiştir umarım. Neden böyle garip bir başlık attığımı merak edenler de olmuştur eminim.
Bu başlıkta yer alan fikir benim değil, bu fikir asırlardır bizden nefret duyan gizli güçlerin, (Masonlar, Siyonistler, komünistler ve bir sürüsü) ve bizleri dünya haritasından silmek isteyen devlet odaklı güçlerin ve toplumların düşüncesi.
Bu yazımı köyümüzde yapılan bir referandumla alakalı olarak yazıyorum belki bölünmeyle ilgili vurgularımla bunu sizlere aktarabilmişimdir.
Osmanlı’nın yıkılışından sonra yıllardır, bu Topraklar’da yaşayan kardeşleri birbirine düşürmek bölmek ve paramparça etmek için ellerinden geleni yapan yukarıda bahsettiğim kesimler bir ince noktanın farkına varmıştır. Biz Türkiye Cumhuriyeti vatandaşların zaafı olan ince bir nokta. Aldanmak…
Evet ben bu şekilde aktarmak istemezdim ama ne yazık ki durum böyle ve hala böyle sürmeye devam ediyor fakat ben bu ayrılığa neden olan durumların sürmesini istemiyorum, sizler de istemiyorsunuzdur.
Yaklaşık yirmi gündür köyümüz sitesinden uzak kaldım Tv’deki yoğun çalışmalarım nedeniyle ama aklım hep sitede ve köydeki referandumun sonuçlarındaydı. Referandum öncesinde sitede yorum yapan değerli köylülerimin düşüncelerine baktığımda aşağı yukarı eşit bir yaklaşım vardı evet veya hayır olması hususunda. Fakat bazı yazılarda evet olursa, bazı yazılarda da hayır olursa, çok karamsar tablolarla karşılaşacağımız izlenimleri vardı. Referandum sonrası bu tablo hayır oyuyla şekillendi ve evet olması gerekirdi diyen değerli köylülerimin yazılarına baktığım kadarıyla kimileri, bundan sonrası karanlık bir gelecektir köyümüz için bu gelişme, dedi kimileri de, hayırlı olsun, çoğunluğun kararı budur, diyerek olacaklara hazırlıklı olmaya çalıştı.
Ben referandum sonuçları hakkında yorum yapmayacağım, yeterince var bu tür yorumlar. Ben referandum sonrası asıl korktuğum gelişmeler hakkında bazı konuları aktarmak istiyorum. Yani referandum sonrası evet ve hayır diyenlerin arasındaki gerilim sonrası yaşanabilecek bir bölünmeden bahsetmek istiyorum.
Belki “Çok saçma düşünüyorsun Sertaç” diyenler olacaktır ama kısa süreli fikir çatışmalarının ileriye dönük bölünmelere neden olabileceğinden korkuyorum. Çünkü geçmişe dönüp baktığımda (60 -70 -80’li yıllarda yaşayanların daha iyi bileceği) bölünmelerin hep böyle basit bir fikir çatışmasından kaynaklandığını görüyorum. Hani sağcısın-solcusun diyerek önce belli bir fikir oluşumu hazırlayan kimi güçler iktidarı ellerine geçirmek için çabalarını başarıyla sonuçlandırırken biz Türkiye vatandaşları olarak çoktan birbirimizi yemeye başlamıştık bile. Şimdi bile sağcılık ve solculuk yüzünden üniversitelerde (hani biz anne-babaların çocuklarının iyi bir geleceğe sahip olmaları için yıllarca maddi kayak aktardığı üniversitelerimiz) yaşanan çatışmaları görmemek için kör olmak gerekir. Görüyor musunuz yıllar öncesinde belli kesimlere hizmet eden bazı köşe yazarlarının ortaya attığı bu fikir akımı bir ülke insanını nasıl parçalamıştır. Yıllardır düşmanı yurttan atmak için omuz omuza çarpışan ataların torunları basit ve gereksiz bir fikir yüzünden birbirini öldürmüştür. Ve ne yazık ki bu acı olayların yarası günümüzde bile kapatılmamış gerektiğinde belli kesimler tarafından kullanılmıştır, kullanılmaya devam etmektedir.
Hemen akabinde yakın tarihimize baktığımızda yine günümüzde devam eden bir başka bölünme Türk- Kürt… Belki kimileriniz yok canım bu millet uyandı artık görüyor bu olayları diyebilir ama doğuda şehit verdiğimiz evlatlarımızın acısını sinemize basıp günlük yaşantımızda görmüş olduğumuz Kürt vatandaşlarımıza “öldürülmesi gereken insan” düşüncesiyle yaklaşan yığınla vatandaşımız var ne yazık ki. Ben Kuran Kursu’nda hafızlık yaptığım dönemlerde öyle değerli Kürt arkadaşlarım vardı ki vatanını, devletini seven… Lise ve üniversitedeyken nice arkadaşlarım vardı Urfa’dan, Mardin’den, Diyarbakır’dan ve nice şehit olmuş oğluna ağıt yakan Kürt analar vardı Çay Tv’ de yapmış olduğum haberlerde. Fakat şunu üzülerek söylüyorum ki hala yanıbaşımda durup da “bunların hepsini yakacaksın” zihniyetine sahip insanlar da mevcut çevremde.
Çok merak ediyorum bizi birbirimize düşüren nedir böyle diye. Evet şunu inkar edemem, bizleri bölmek için en ince hesapları yapan kesimler işlerini iyi yapıyorlar. Gerçekten verim alıyorlar.
Benim asıl korkum nedir biliyor musunuz? Başlıkta da değindiğim gibi bizleri bölmek için uğraşmalarına gerek kalmadı artık yukarıda bahsettiğim kesimlerin, biz zaten kendimizi bölüyoruz. Neden böyle karamsar yazdın diyebilirsiniz ama ben en karanlık olacak tablonun görülmesini ve bu gidişin durmasını istiyorum.
“ Artık böyle bir tablo göremezsin sevgili Sertaç kardeşim” diyecek olanlara da cevabım hazır. Köyümüz sitesinde referandumla ilgili yorumları okumanız yeterlidir. Daha şimdiden karanlık sahneler oluşturanlar var, paragraflarında bol bol “bölünme” kelimesini kullanan köylülerimiz var… Neden mi çünkü köyümüzde yapılan referandum sonrası yaşanacak gelişmelerin pekte iyi olmayacağından korkuyorlar. Çünkü Köy Kahvehanesi’nde ateşli tartışmaların başlayacağından, EVET veya HAYIR diyenlere kötü gözle bakılacağından korkuyorlar. Köyde sırf bu tartışmalar yüzünden birbiriyle konuşmayacak olan insanların olacağından korkuyorlar. Ve ne yazık ki bu korku yerinde bir korku. Çünkü bizi bölmek isteyen kesimler bizi her fırsatta birbirimizi yiyebileceğimiz bir sistemin içine sürükledi ve çekildi kenara.
• Bizi birbirimize yabancı ettiler.
• Bizi birbirimizden korkar ettiler.
• Bizi birbirimize güvenemez ettiler.
• Bizi bize düşman ettiler.
• Bizi düşünemez ettiler.
• Bizi sorgulamaz ettiler.
• Bizi eleştirilemez ettiler.
• Bizi karamsar ettiler.
• Bizi vurdumduymaz ettiler.
• Bizi bizden ettiler.
Evet ne yazık ki bizi öyle bir hale getirdiler ki biz bile anlamadık ne olduğunu ve bugün bir referandum yüzünden köylülerimin içine düşen korku hiç te yersiz değil. Çünkü geçmişe baktığımızda ve günümüzde bir çok ilde, ilçede, mahallede, beldede ve köyde bu tür manzaralarla karşılaşıyoruz. Yani bu durum sadece bizim köye has değil tüm Türkiye’de yaşanır bir durum.
• Fakat tüm Türkiye’de böyle durumlarla karşılaşıyoruz diye biz koyvermeyelim lütfen.
• Bizi sürükledikleri bu davranış biçiminden kurtulalım lütfen.
• Bizi izleyip te gülenleri güldürmeyelim.
• Bölünmüşlüğümüzden zevk alanları zevklerinden mahrum edelim.
• Ne kadar önemli bir referandum olsa da birbirimize olan sevgi ve saygımızı yitirmeyelim.
• Birbirimizi sevelim, saygı duyalım.
• Kırmayalım, yapıcı olalım.
• Eskiden olduğu gibi hoşgörülü, anlayışlı olalım.
• İnsan olduğumuzu ve kul olduğumuzu unutmayalım.
• Elalemin keyfi için geçmişimize hakaret etmeyelim.
• Büyük olalım ki büyük kalalım.