Ana Sayfaya Dön

    AYŞE ÇOLAK AHİRETE UĞURLANDI

    Beşikdüzü İlçesi Anbarlı Köyü’nden (Çolakoğullarından) merhum Mehmet Ali Çolak eşi, Ayşe Çolak 15.01.2010 Cuma günü sabah saat 8.00 de vefat etmişti.

    100 yaşında olduğu bildirilen merhume Ayşe Çolak, solunum yetmezliği sebebiyle tedavi gördüğü Trabzon Göğüs Hastalıkları Hastanesi’nde vefat etti.

    Beşikdüzü esnaflarından Şenol Demirci'nin (Şenol Ticaret) de kayınvalidesi olan Ayşe Çolak’ın üç erkek (Yakup, Yusuf, Aydın) ve üç kızı (Fatma, Asiye, Sevim) bulunuyor.

    Merhumenin cenazesi 16.01.2010 Cumartesi günü öğle namazına müteakiben Anbarlı Köyü’ndeki aile kabristanlığına defnedildi.

    Cenazesine Beşikdüzü İlçe Müftüsü Ömer Tütüncü, Ak Parti (AKP) İl Meclis Üyesi Harun Topal, çevre köylerden din görevlileri, ailesi, yakınları, İlçe ve civar köylerden çok sayıda vatandaşlarla köy halkı katıldılar. (Oğuz Belediye Başkanı Şakir Yenigün, erken saatlerde cenaze evine uğrayarak taziyede bulunduktan sonra Trabzon’daki randevusu için ayrıldı)

    Cenazeye teşrif eden Beşikdüzü İlçe Müftüsü Ömer Tütüncü, öğle namazından önce, camiyi dolduran cemaate vaazı nasihatte bulundu.

    Konuşmasına; Allah’a hamd, Resulüne salat ve selamlarını sunarak başlayan ilçe Müftüsü Ömer Tütüncü, cemaate ve merhumenin ruhuna hitaben: “Cenab-ı Hakk merhumeye rahmet eylesin. Geride kalanlara da; sabırlar ihsan eylesin. Cümlemize de; sağlık, sıhhat ve afiyetler içerisinde güzel amellerle cennetini kazanabilmeyi nasip eylesin…” dualarıyla başlayan Tütüncü, vaazında özetle şunları söyledi: “…Yüce Allah bizleri İslam’ı öğrenme, öğretme ve yaşama konusunda sorumlu kılmıştır. Allah biz mü’minlerin dünyada yapmamız gerekli işlerimiz olduğunu belirttiği gibi, yapmamamız gerekli işler (yasaklar) olduğunu da haber vermiştir. Amellerimiz (işlerimiz) sınıflandırılacak. Buna göre insanların amel defterleri bir kısmının ki sağ taraftan, bir kısmının ki sol taraftan ve diğer bir kısmının ki de arkalarından verilecektir…”

    “Hiçbir kimsenin yaptığı iş yanına kar kalmayacaktır..” diyen Müftü Ömer Tütüncü Kur’an-ı Kerim’den ayetler okuyarak sözlerine şöyle devam etti: “…Ve hatta O gün (insanların amel defterleri verilip, kişi hakkında yazılmış olanları gördüğünde) insanoğlu diyecek ki; -Bu nasıl bir kayıt sistemi ki küçük büyük ne varsa hepsi kaydedilmiş (amel defterime yazılmış) diyerek şaşkınlığını ve hayretini ifade edecektir.”

    İnsanların dünyada yaptıkları kötü işlerden dolayı Allah’ın hemen onlara ceza vermemesini, Allah’ın ihmal etmesi olarak anlaşılmaması gerektiğini belirten İlçe Müftüsü Tütüncü şunları kaydetti: “ Allah mühlet verir ama asla ihmal etmez. Allah’ın görevli kıldığı melekler insanların yaptıklarını kaydederken, sevaplarını yazan melek anında o güzel ameli kaydediyor, günahlarını yazan melek ise, belki döner, pişman olup tövbe eder düşüncesiyle bir müddet bekliyor. Bu da Allah’ın rahmetinin gazabından önde olduğunun bir işaretidir. Tövbe kapısı her zaman açıktır, hiç kimse bu kapıyı kapatma yetkisine sahip değildir. Ancak; önemli olan bir nokta var, o da şudur: İnsanlar; -Nasıl olsa Allah affedicidir; tövbe kapısı da her zaman açık olduğuna göre, ben ne yaparsam Allah beni affeder- mantığı ile hareket etmek yanlıştır. Allah yaptıkları günahlara pişman olan ve bir daha yapmayacağına Allah’a söz veren samimi mü’minlerin tövbesini kabul eder ve onları bağışlar…”

    Ayrıca; kul hakkının önemine de değinen Müftü Tütüncü: “…Tövbe ettiğimiz günahlardan kul hakkına taalluk eden durumlar varsa mutlaka o kişi ile helalleşmemiz gerekir. Çünkü Allah’ın kul hakkına müdahalesi yok. Allah adaleti gereği kulların aralarındaki meseleleri kendi aralarında helalleşerek, birbirlerinin rızasını alarak halletmesini istiyor…” dedi.

    “Dini Allah’ın istediği şekilde yaşarsak, toplum olarak mutlu ve huzurlu oluruz…” diyen Tütüncü ayrıca şunları ifade etti: “…Resmi verilerden öğrenebildiğimiz kadarıyla, insanlar arası ilişkilerde ciddi sıkıntılarımız var. Gençlerimizin gidişatı ümit verici değil. Bizler çocuklarımızı, gençlerimizi din, vatan, millet aşkıyla ve sevgisiyle yetiştiremezsek; bu çocuklarımızın her biri birer tehdit olarak yarın karşımıza çıkacaktır. Toplum olarak bu tehditlerin getirdiği tehlikeli sonuçları hep birlikte göğüslemek durumunda kalacağız…”

    “İnsan ne kadar güzel iş yaparsa onun arkasından o kadar dua edilir, ne kadar kötü işler peşinde koşarsa onun arkasından da; iyi ki öldü… denilir…” diyen Tütüncü sözlerinin sonunda: “…Zannediyoruz ki bu dünya hep bize kalacak. Hayır, hiç kimseye kalmadı ve de kalmayacak. Biz bu gün her şeyin en iyisini yapmalıyız. Biz iyi işler yaparsak, arkamızdan gelenlerde iyi işler yaparlar ve bizi hayırla anarlar. İyi yapanda ismiyle anılır, kötü yapanda ismiyle anılır…” dedi.

    Konuşmasında; cemaate Hakka Suresi’nin 18. ci ayetinden itibaren sonuna kadar okumalarını tavsiye eden İlçe Müftüsü Ömer Tütüncü, sözlerini şöyle tamamladı: “…Amel defterlerimizin takdim edileceği günde amel defterini sol taraftan alan; pişmanlığı sebebiyle de -keşke amel defterim bana verilmeseydi…- diyecek olan gruptan olmamamız için İslam'ı öğrenelim, öğretelim ve prensiplerini hayatımıza düstur edinelim. Unutmayalım ki; Allah’ın katında hiçbir şey gizli kalmayacaktır. Aramızdaki hukuki meseleleri burada halledelim. Kul hakkıyla Allah'ın huzuruna varmaktan korkalım. Sorumluluklarımız bunu gerektiriyor. Allah’ın rızasını kazanan kişiyi Allah, insanlar nazarında da izzetli ve şerefli kılar…” diyen İlçe Müftüsü Ömer Tütüncü, dualarla sözlerini tamamladı.

    Merhumeye Allah'tan rahmet; geride kalan aile efradına,yakınlarına sabır ve metanetler diliyoruz...
                               
(Lütfen; ruhuna bir Fatiha olsun okumayı ihmal etmeyelim...!)

Haber:Mithat Güdü/16.01.2010/Cumartesi

www.mithatgudu.com İzinsiz yada kaynak gösterilmeden alıntı yapılamaz.

Ana Sayfaya Dön